
İslam ve Küçük Kızların Cinsel İstismarı
İslam ve Küçük Kızların Cinsel İstismarı II
Henüz menstrüasyon dönemine bile girmemiş (âdet/hayız görmeyen) küçük kız çocuklarıyla evlenmenin ve cinsel ilişkiye girmenin dinen meşru, caiz olduğu hükmü doğrudan Kuran’ın ilgili ayetlerinden çıkmaktadır. Nitekim 14 asırdır en önde gelen İslam alimleri, farklı asırlara, kültürlere ve mezheplere mensup Kuran müfessirleri ve İslam fakihleri de bu hükmü doğrudan Kuran’dan çıkartmıştır. İki bölümlük bu çalışmada, detaylıca açıklandığı ve çok sayıda farklı islamî kaynaklarla da temellendirildiği üzere, Yemen, Pakistan, Afganistan, Arabistan ve kısmen Türkiye’de de 21. yüzyılda hâlâ yaşanmakta olan küçük kızların evlendirilmesi ve kocalarının kendileriyle gerdeğe girmesi gerçeği, sadece örf, adet, töre, cehalet vs. gibi sosyolojik faktörlerle değil, aynı zamanda doğrudan doğruya Kuran’la ilgilidir. İslam dini bu uygulamalara müsaade etmekte, bu uygulamaları meşru görmektedir (devamı).
Kuran Miras Paylaşımındaki Matematik Hatası
ve Müslümanların Savunma Taktikleri
Kuran’daki matematik hatası, internette inananlarla inanmayanlar arasında belki de en yoğun tartışılan konulardan olsa gerek. Bu durum, yani meselenin bu denli yoğun tartışılıyor olması, “demek ki iddia edildiği gibi bir matematik hatası yok, aksi halde bu kadar tartışma olmazdı, ne de olsa matematik kuralları objektif ve kesindir” gibi bir algıya yol açabilir. Oysa söz konusu hata, aslında tartışma götürmeyecek kadar açık-seçik ve ilgilenen herkesin kontrol edebileceği türden. (devamı)
Kuran’daki Tezat ve Çelişkiler
Kuran’daki tezat ve çelişkilerden bahsetmek de, bu bahse verilen islamî cevaplar da konuyla ilgilenenler için yeterince malûm meseleler aslında. Ve bu tartışmaların makûl bir sonu da görünmüyor ufuklarda. 1.400 yıllık İslam geleneğinde, var olan bütün çelişkiler İslam alimlerince farklı tefsir ve tevil yollarıyla “kapatılmış”, her çelişki iddiasına verilecek bir “cevap” bulunmuş gibi duruyor sanki… (devamı)
Kuran’daki Kısas ve Diyet Hükümlerinin
Analizi ve Eleştirisi
Kuran’ın birçok ayetinde emrolunan vahşi kısas hükümleri, 1400 yıl öncesinin Arap çöl örfüne aittir ve günümüzde savunulacak hiçbir yanı kalmamıştır. (devamı)
Kuran’daki Allah tasavvuruna yakışmayan ayetler
Beddua, hakaret, yemin eden bir Tanrı?
Sonsuz güce ve ilme sahip, zaman ve mekândan münezzeh, tüm kâinatı yoktan var eden bir Yaratıcı’nın kullarına intizar ve hakaret etmesi, inandırmak için sözlerini türlü yeminlerle pekiştirmesi hiç akla sığıyor mu? (devamı)
Allah neden bu kadar acımasız olsun? –
Kuran’ın Sadist Tanrısı
Budistler, Hindular, Çok-Tanrılı Dinlerin mensupları, Şamanistler… Veya hiç bir dine bağlı olmayan Ateistler, Agnostikler, Deistler, Panteistler… bunların hepsi öbür dünyada sonsuza kadar cehennemde yanacak! Ne kadar temiz kalpli olursa olsunlar, insanlara ve hatta insanlığa ne kadar değerli hizmetlerde bulunmuş olursa olsunlar, isterlerse ömürleri boyunca hiç kimseye en ufacık bir zarar vermemiş olsunlar. Eğer İslam dininden haberleri vardıysa ve İslam’ı öğrenmek imkânları bulunuyorduysa ve yine de müslüman olmadılar ise mutlak suretle yanacaklar, sonsuza kadar, hiç bitmeyecek, hep yanacaklar… sadece ve sadece inanmadılar diye! (devamı)
Kuran’daki Kördüğüm: Kader ve Kaza Meselesi
… “Allah’a bir adım yaklaşana, O on adım yaklaşır” gibi önermeler de birazdan sıralanacak olan ayetler ışığında anlamsız kalıyor. Çünkü o ilk bir adımı atıp atmayacağımız da, Kuran’a göre doğrudan ve mutlak olarak Allah tarafından belirlenmekte. “Allah’ın sana yardım etmesi, doğru yolu göstermesi için kalbini O’na açman gerekir, O’nun yardımını dilemen gerekir” gibi ‘açıklamalar’ da havada kalıyor. Çünkü Kuran’a göre kalpleri açan da, mühürleyen de o. Ne dilediğimize, ne dilemediğimize karar veren de o. Biz, hür tercihlerde bulunuyoruz zannında olabiliriz, ama Kuran’a göre bizim şu tercihte değil de, bu tercihte bulunmamız da aslında doğrudan ve mutlak olarak sadece Allah tarafından yönetilmekte. (devamı)
Kuran’ın evrensellik iddiası var mı?
Kuran’ın içerdiği hüküm ve mesajlar bakımından evrensel nitelikten büsbütün yoksun olduğu gerçeği bir tarafa, Kuran zaten birçok ayetinde uzun uzun ve açık seçik sadece Araplara, sadece Muhammed’in kavmine, sadece Mekke ve etrafındakilere gönderildiğini kendisi söylüyor. Başka bir deyişle Kuran’ın kendisinin zaten evrensellik iddiası yok. İlgili ayetleri okumak yeterli… (devamı)
“Evrensel” Kuran’dan günübirlik ayetler 
Şöyle dürüstçe bir düşünelim: Kıyamete kadar yaşayacak olan bütün insanlara, bütün milletlere, medeniyetlere, hatta ve hatta tüm “alemlere” (?) gelmiş ve mutlak, değişmez, zaman ve mekân üstü hakikatler sunmuş olduğu iddia edilen bir kitapta aşağıdaki ayetlerin ne işi var? (devamı)
Kuran’a göre Cinler –
ya da Hanif/Modernist Müslümanların Çıkmazlarına Bir Örnek
Cinlerin, şeytanların, meleklerin varlığına -klasik müslüman tasavvurundaki şekliyle- inanmak, 21. yüzyılda artık epey gülünç duruyor. Birçok aklı başında müslüman da bunun elbette ki farkında. Ne var ki, bu doğaüstü varlıklardan sadece Hadislerde değil, bizzat Kuran’da da uzun uzun bahsedilmiş. Dolayısı ile, inanç zincirinden bir türlü kopamayan müslümanlara iki seçenek kalıyor: Ya bu doğaüstü varlıkların olduğuna kendini inandırmaya çalışacaksın ve aklına ihanet etmiş olacaksın. Ya da bir şekilde ilgili Kuran ayetlerini eğip bükerek, zorlama tevil ve yorumlarla, âdeta kaba kuvvetle Kuran’da aslında bambaşka birşey kastedildiğini, 1400 yıl boyunca müslümanların tamamına yakını tarafından bunun yanlış anlaşıldığını savunacaksın. Ve hem aklına hem de kendi dinine ihanet edeceksin… (devamı)
The Brights
Richard Dawkins
James Randi Foundation
Giordano Bruno